|
Bugün tutku ve özlemin
umutsuz bir travma yaşadığı ve amansız acıların insanın kanını
dondurarak kalbe değil,beyne pompalandığı ve deprem misali
sarsıntıların ard arda yaşandığı bir umutsuzluk emparesinin
oluştuğu bir dönemi yaşadım.
Gerçekçi yaşantıların kalıntılarının araştırıldığı bir dönemde bu
denli buluntularla benliğime dönüvere cem sandım.Oysa
buluntular,tıpkı tarihi eser operasyonlarında kullandığımız şu tabir
gibi “ dönemin sahtesi” olgusuna dayanacak
sanırım.
Ben bugün ben olmalıyım…
Ben bugün deli boran
gibi esmeyi,tayfun gibi vurmayı,deprem gibi sarsmayı,yıldırım gibi
çakmayı ve ben bugün ben olmayı özledim.
Kudüs,Tebriz,Fas ve Bakü’ yü özledim.Tıpkı
Ankara da “Bodrumu” özlediğim gibi!
Ve annemi özledim.Tıpkı
susadığım “ kan” gibi….
Oysa bugün ben,ben
olmayı özlemiştim..
Yarın……
Yeni bir gün,yeni bir
sayfa,yeni bir klasör ve yeni bir kalem.Ama tek eski olan
tarihin “dönemin sahtesi” kırıntıları..
Ve
yarın….
Yeni bir siz,yeni ve
yepyeni urlar ve tümörler.Hani yoğun bakım
misali.
Fiş
çekilmiş…
Öbür doktorlar işbaşına
lütfen………….
|